/ /

KURALLAR VE YASAKLAR ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ ELİMİZDEN Mİ ALIR?🤔

Belki senin de zaman zaman aklına takılmıştır bu soru:
“Madem Allah beni bu kadar çok seviyor, neden hayatımda bu kadar kural var? Şunu yapma, buna yaklaşma… Bunlar benim özgürlüğümü, hayatı dilediğim gibi yaşamamı kısıtlamıyor mu? Seven, sevdiğini bu kadar sınırlar mı?”
İçimizde sürekli keşfetmek, yeni şeyler denemek, sınırları aşmak isteyen bir ruh varken; kurallar bazen bize dar bir kafes gibi gelebiliyor. Ama belki de meseleye başka bir pencereden bakmak gerekiyor: Acaba o sınırlar bizi hapsetmek için mi, yoksa korumak için mi çekilmiş?

Düşünsene…
Dünya tatlısı, üzerine titrediğin küçük bir çocuğun var. Onun koşmasını, öğrenmesini, keşfetmesini, mutlu olmasını istersin. ama sırf istiyor diye, çok sevdiği topun peşinden yoğun trafiğin olduğu bir caddeye atlamasına izin verir misin?Ya da merak edip sıcak bir sobaya dokunmasına göz yumar mısın? Elbette hayır. Zarar görmesin diye bazen önüne geçersin. Bazen elinden tutarsın. Bazen de “hayır” dersin. Çocuk o an bunu bir kısıtlama gibi görebilir. İstediği şey olmadığı için üzülebilir. Çünkü o sadece topunu görüyordur. Ama sen yolun sonunu da görüyorsundur. O “hayır”ın arkasında öfke değil, sevgi vardır. Kısıtlama değil, koruma vardır.

Acaba bizi bizden daha iyi bilen, kalbimizin her kıvrımını ve ruhumuzun her ihtiyacını bilen Rabbimizin koyduğu sınırlar da buna benziyor olabilir mi? Biz çoğu zaman sadece bulunduğumuz anı görüyoruz. Bir şeyin bugün bize nasıl hissettirdiğini biliyoruz. Ama yarın nereye götüreceğini her zaman bilemiyoruz.

Tıpkı yüksek bir uçurumun kenarındaki korkuluklar gibi… O korkuluklar manzarayı seyretmemizi engellemez. Tam tersine, korkmadan yaklaşabilmemizi sağlar. Allah’ın koyduğu sınırlar da böyledir. Bizi hayattan mahrum bırakmak için değil;hem dünyamızı hem de ahiretimizi korumak için…

Çünkü bazen hoşumuza giden her şey bizim için hayırlı olmayabilir. Ve bazen anlamakta zorlandığımız bir “hayır”, yıllar sonra fark edeceğimiz bir rahmet olabilir. Belki mesele kuralların varlığı değildir. Belki mesele, bizi bizden daha iyi gören bir Rabbimizin olduğuna güvenebilmektir…

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Kategoriler

Son Yazılar

Popüler Etiketler