/ /

NEDEN BAŞKALARINI KONUŞMAYI BU KADAR SEVİYORUZ?

Hiç dikkat ettin mi? Bir konu hakkında konuşurken bir anda kendimizi başka bir insanı konuşurken bulabiliyoruz. Bazen sadece bir cümleyle başlıyor. “Ya aslında çok iyi biri ama…” Sonra sohbet uzuyor, detaylar geliyor, yorumlar ekleniyor ve fark etmeden konuşmanın merkezine bir insan oturuyor.

İşin ilginç tarafı şu: Çoğumuz gıybeti sevmeyiz. Hatta biri bizim hakkımızda konuşsa rahatsız oluruz. Ama konu başkalarına gelince aynı hassasiyeti gösteremeyebiliyoruz.
Belki de bunun sebebi gıybetin çoğu günah gibi sert ve itici görünmemesi. Aksine sohbet gibi geliyor. Muhabbet gibi geliyor. Hatta bazen dertleşmek veya fikir paylaşmak gibi görünüyor. Bu yüzden insan ne zaman sınırı geçtiğini fark etmeyebiliyor.

Oysa düşününce ne kadar garip… Hoşlanmadığımız bir şeyi başkasına yapıyoruz. Kendi kusurlarımız konuşulunca üzülüyoruz ama başkalarının kusurlarını konuşurken aynı üzüntüyü hissetmiyoruz.
Belki de bu yüzden gıybetten kurtulmanın ilk yolu dili değil, kalbi düzeltmekten geçiyor. Çünkü kalpte merhamet arttıkça dil yumuşuyor. İnsan kendi kusurlarıyla meşgul olmaya başlayınca başkalarının kusurlarına ayıracak vakti de azalıyor.

Bir de şu soruyu kendimize sormak iyi gelebilir: Şu an konuşacağım şey, o kişi burada olsaydı yine söylenebilir miydi?
Eğer cevap hayırsa, belki de susmak konuşmaktan daha güzel bir tercih olacaktır.
Çünkü bazen bir insanı konuşmamak, ona yapılmış sessiz bir iyiliktir. Ve bazen söylemediğimiz bir cümle, söylediğimiz onlarca güzel sözden daha kıymetli olabilir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Kategoriler

Son Yazılar

Popüler Etiketler