Sabah uyan. Hazırlan. Çalış. Bir şeyler izle. Telefonla vakit geçir. Uyu. Sonra ertesi gün tekrar aynı döngü…
“Hayat gerçekten bundan mı ibaret?” diyorsun değil mi? Hayır, hayır bundan ibaret değil asla…
İçimizde, hiçbir başarıyla ve hiçbir eğlenceyle tam olarak susturamadığımız bir anlam arayışı var. Belki bu yüzden neye ulaşırsak ulaşalım, beklediğimiz mutluluğu bulamıyoruz. Bir şeylerin eksik olduğunu hissediyoruz ama adını koyamıyoruz.
Çünkü insanın kalbi, geçici olanla tamamen tatmin olacak şekilde yaratılmamış ki… İçimizdeki o “daha fazlası olmalı” hissi aslında, fıtratımızın haykırışı…
Hayatın anlamı sorusu felsefi bir soru mu sadece? Hayır, hayır… Nasıl yaşadığımızı belirleyen en önemli soru aslında. Nereye gittiğimizi bilmeden, ne kadar hızlı koştuğumuzun bir önemi kalır mı sence?
Aslında bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla tüketmek, daha fazla çalışmak veya daha fazla oyalanmak değil…
“Ben neden buradayım?” Bazen bir insanın hayatı, bu soruya verdiği cevapla değişmeye başlar. Sahi, sen neden buradasın? ✨




